Batı medeniyetine uyum sağlama serüveni yenilikçiler tarafından iktidara geldiği günde, ilk yapmış olduğu icraatlardan biri olduğunu söyleyebiliriz. Dolayısıyla ülkemizde AB sürecinde yeni bir dönem başlamış ve ülkemiz yüzyıllarca Dünya’ya sevgi, barış, huzur ve adil bir düzen içerisinde hüküm sağlayan kendi öz medeniyetini bir kenara atıp yüz yıllarca dünyaya huzursuzluk ve köleleştirme sistemini getiren batılıların medeniyetine uyum sağlamak için elinden geleni yapmaya başladılar.

Ülkemiz öyle bir hale geldi ki batıdan ne gelirse alır konuma geldi. Doğum yapacak kadından tutun yeni doğan bebeklerin ne yiyeceğine kadar inen bir sisteme uyum sağlanmaya mecbur kılındık. Ülkemizde son 15 yıldır çocuk ölümlerinin çoğalması ve genç yaşta ölümlerin haddinden fazla çoğalması kendiliğinden oluşacak bir neden olduğunu kimse söyleyemez. Çocuklarımızın hiçbir şeyi umursamaz ve hayatı eğlenceden ibaret hale getiren batı medeniyetinden başka bir şey değildir. Tabiî ki bu olaya bilinçsiz ebeveynlerinde rolü fazladır.

Çocuklarımıza küçücük yaştan itibaren bakkaldan alınan yoğurt ve meyve karışımı meşrubatlardan tutun diğer bütün meşrubatlar yurt dışından geliyor veyahut ana ürünleri yurt dışından gelip ülkemizde işlendikten sonra piyasaya sunuluyor. Üstüne bu zararlı ürünlerin halkın gözünde yararlı gösterebilmek için halkın güvendiği kişileri satın alıp yararlıymış gibi reklam yapması tamamen bir emperyalist düşünce eseridir. Bu tür yiyeceklerin zararlı olduğu ve zekâ gerilemesi yaptığını birçok bağımsız laboratuvar kanıtlamasına rağmen bilinçsiz ebeveynler halen çocuklarına yedirmekte ısrarlılar. Sonuç ne oluyor siz tahmin edin! Daha dün bir akrabamın çocuğu bu tür şeyleri haddinden fazla tükettiği için ismi konulamayan bir hastalık içerisine girdi ve doktorun tek tavsiyesi doğal süt ürünleri.

Batı medeniyeti sadece yediklerimize karışsa yine iyi örf, adet, din, ahlak ve yaşayış biçimimize kadar karışmaktadır.
İslam’ın en çok önem verdiği komşuluk hakkını tamamen ortadan kaldırmaya çalıştığı bir bozuk medeniyettir batı medeniyeti.

Yine aynı şekilde yüzlerce yıl ırk mezhep bakmaksızın bir arada yaşadığımız insanlar arsında fitne sokarak bizleri bölüp parçalamak isteyen bir medeniyettir batı medeniyeti.

Hak din İslam olduğu halde dinler arası diyalog safsatasını ortaya atıp İslam’ı diğer dinlerle eşit tutmaya çalışan bozuk bir düzendir batı medeniyeti.

Yüzlerce medya kuruluşu ile masum ve ahlak erozyonuna açık insanları İslam’dan uzaklaştırıp isyana ve ahlaksızlığa iten bozuk bir sistemdir batı medeniyeti.

İlk paragrafta bahsettiğim gibi yenilikçilerin ilk yapmış olduğu AB sürecinin yanında birde Milli Eğitim sistemini AB ye uydurmak gibi bir facia olay içerisindeyiz. AB eğitim sürecinin aktif hale geldiğinden bu yana eğitimcilerin eskisi gibi bir saygınlığı kalmadığını rahatlıkla söyleyebilir ve saygısızlaştırma projesinden sonra eğitimin mümkün olmadığı bir çıkmaza sokulduğunu kesinlikle söyleyebiliriz.

Ülkemizde 120 bine yakın din görevlisi olduğu halde ülkemizin ahlak ve maneviyat seviyesinin 10 yıl öncesine istinaden daha kötü olmasını nereye bağlayabilirseniz bağlayın. İnşallah ince mesaj yerine ulaşmıştır.

İslam’ın reddettiği faiz olayını yenilikçilerin ülkeye bir dünya gerçeği söylemi ile faizi normal bir şeymiş ve bir yatırım aracı haline getirmesi ülke vatandaşlarının her kesiminin faiz bataklığına girmesine sebep olmuş ve dolayısıyla diğer ahlak erozyonları da peşinde gelmiştir. Aslında tüm sorunların kaynağının faiz olduğunu söylesek isabetli bir tespit olduğunu söyleyebiliriz.

Bu konu hakkında kitaplar dolusu yanlışlıklar yazılabilir. Ben kendi bilgim doğrultusunda kısa bir yazı yazdım yanlışım varsa bana yazmakta çekinmeyin eleştiriye tamamen açık bir insanım.
Selametle…