Şu zamanda yaşanılanlara baktım ki hiç bir şeyin doğru gitmediği, doğruların yanlış yanlışların doğru olarak lanse edildiği bir dönem içerisindeyiz…

Bu olayların büyük bir kısmı medya aracılığı ile insanlara empoze ediliyor ve diğer bir kısmı da siyasi kimliği ile ortaya çıkan şahıslarla  yanlış yola sürükleniliyor. Bu tür eylemler ne kadar sürer bilinmez ama belikli Türkiye vatandaşının Türk’lük hissi ve Vatan sevgisini ortadan kaldırana kadar devam edeceği benziyor. Ulu önder Atatürk’ün bir zamanlar “ Türk Milleti Çalışkandır” sözleri sadece mazide kalacak şekilde gelecek neslimiz programlanıyor. Üstüne Atatürk ve Atatürk anlayışını dinsiz bir görüşe sürükleyerek İslam’ı Türk insanına soğutmaya çalışıyorlar.  Oysa Atatürk Laikliği savunurken İslam’ın yaşanmamasını engelleyen bir görüşte değil sadece haklı olarak Din işleri ile Devlet işlerinin birbiri ile bağımsız olmasını savunmuştu… Fakat şuan ki kendini Atatürkçü diye adlandıran düşünürler İslam’ı din işlerine karıştırmamaktan ziyade Türkiye’de ve Türkiye kurumlarında İslam’ın yaşanmaması ve bir Hıristiyan gibi yaşanmasını savunmaktalar… Ben eminim ki bu düşünürlerin çabası kendine ve Atatürk düşüncesine hizmet değil tam aksine batıya hizmet niteliğindedir.

Genç neslimizi çeşitli sosyal sitelerle beyinleri yıkanmakta ve genç neslimizin en iyi dostu olan kitaptan uzak tutulmaya çalışılmaktadır ve görülüyor ki bu çalışma inanılmaz derecede onlara göre olumlu sonuç vermiş ve  Türk genç neslinin inanılmaz derecede sosyal iletişim sitelerine üye olduğu ve günün büyük bir kısmının da onlarla ilgilenmekle geçirdiğini maalesef görmekteyiz…

Bu günlük yazım bu kadar şayet bu yazıyı okuma inceliğinde bulunduysanız size cani gönülden teşekkür eder sağlıcakla kalmanızı Allah C.C. ‘den dilerim…

 

Ünal KAZDAL