Yıl 1997 günlerden 28 Şubat ülkeyi ve İslam alemini şaha kaldıran Refah yol hükümetine Siyonizm’in iç ve dış bağlantıları ile postmodern bir darbe yapıldı. Ümmetin, ehli sünnetin yeniden dirilişi engellendi. Fetullah Gülen darbeye karşı çıkması gerekitken siyon uşaklarına şefaat dilemekle safını belirtti.

Ve sonrasında Gülen darbeden bir ay sonra, Sızıntı dergisinin Ekim sayısında “Son Karakol” adlı makalesinde, “…Ümidimizin tükendiği yerde, Hızır gibi imdadımıza yetişen Mehmetçiğe bir kere daha selam duruyoruz” diyordu.
Bu sözü kullanmakla da safını bir kez daha belirtti.
Fetullah Dinler arası diyalog oluşturarak safını belli etti; Nitekim, ülkemizde dinlerarası diyaloğun önde gelen temsilcisi olan Fethullah Gülen, Yahudi ve Hıristiyanlarla ilgili Kur’an-ı kerimde geçen ayetleri, bilinen manalarının dışında çok farklı bir düzeyde ele alıyor: Ayetlerde geçen düşmanlığın o günün Yahudi ve Hıristiyanlarını içine aldığını, Kur’anın kullandığı aynı üslup, bugünün Yahudi ve Hıristiyanlarını içine alacak diye bir şart, bir mecburiyet olmadığını, ayetlerin kesin, fakat bugünkü Yahudi ve Hıristiyanları içine aldığının kesin olmadığını, ifade etmektedir.

Yine Resulullah efendimiz, İslamiyeti kabul etmeyen Yahudilerin ve Hıristiyanların, Allah’a iman etmiş sayılmayacağını bunların Cehennemlik olduğunu bildirmiştir.

Lakin Fetullah dinler arası diyalog ta bunun tam tersini yansıttığı gün safını belli etmişti.
Ben bunları bir süreç sonrasından sonra demiyorum. Bunları yıllardır herkese anlatıyorum. Belirli bir zaman bazı kardeşlerim deme öle çarpılırsın falan filan dese de bugün birçoğu bu fikirlere yaşadıkları şeylerden anca varabildiler.

Öğrencilere sınav soruları sınavdan önce verilmesi ve Buna “Fetih okutmak” denmesi. “Fetih okutmak” sınavda çıkacak soruların önceden öğrencilere verilip ezberletilmesine anlayışı ile tüm kamu ve kurumlara istedikleri gibi yerleşmesi İslam’da yeri olmadığı aşikardır.

Ama onlar için mubahtır…

Devletin tüm hücrelerine sinsice sızıp UYAP, POLNET, TÜBİTAK, TİB vb kurumlara yerleştirilen kişiler sayesinde ülkemizin tüm bilgiler dışarı sızdırılması, kırımızı kitaptaki bilgileri dışarı çıkarılması gibi bir sürü işler yaparak safını belli etti.

Bakın büyük iddia da bulunmuyorum şuan söylediğim şey gerçek ve yaşanmış bir olay.
Cemaat okulunda okuyan öğrencilere dersler de sohbet ortamlarında hocaları HDP eş başkanı olan Demirtaş’ı sempatik göstererek psikolojik harekat yaptığı ve oy verilebilir denecek kadar alçaldıkları şahitlerle kanıtlanmıştır. Ben daha ne diyeyim arkadaş. Bunca şeye rağmen Fetullah Gülen’nin dini bütün ve İslam için çalıştığını düşünmemi nasıl düşünürsünüz.
Selametle