“Hak ne demektir? Batıl ne demektir? Hak ile bâtılı nasıl bilip ayırt edeceğiz? BÂTILA GİDENLER DE HAK DİYE GİDİYORLAR. Bu durumda hakkı nasıl gösterip ispat edeceğiz?”

Hak; Allah’ın Kuran-ı Kerimde emir ve tasvip buyurduğu, ölçüsünü, boyutlarını ve sınırlarını kesin bir vahi ile bildirmiş ve uyulduğu taktirde cenneti vaat ettiği esenlik ve insanlık yoludur. Batıl ise sizi Haktan uzaklaştıran her türlü şey diyebilir ve batıl mevzusunda şeytanın bir hayli çaba ve gayet gösterdiğini günümüz dünyasında bakarak görebiliriz.

Hak ile Batıl’ın arasında ki ince çizgide bulunduğumuz bu zamanlar nefsimize uyup bilmeden gaflete düşebiliyoruz. Bundan kurtulmak için Kuran-ı Kerim’in kesin ayetleri ve sahabe dönemi, ecdadımız ve sünnet ehillerin batıl ile yapmış olduğu mücadeleleri hatırlayalım ve idrak etmeye çalışalım… Batıl kendine öyle bir elbise giymiş ki insan gördüğünde insan ne yapacağını şaşırabiliyor ve bilmeden kendini batıl’ın tarafında görebiliyor…

Batıl mücadelecileri bizlerin Hak ve Batıl noktasında vereceğimiz kararlarda isabetli olmamamız için bizleri ilk önce Kuran-ı Kerim’den uzaklaştırdılar ve sonrasında ahlaksızlığı, terbiyesizliği, saygısızlığı, dolandırıcılığı, zinanın her türlüsünü ve sevgisizliği normal bir şeymiş gibi zihinlerimizde yer oluşturmak için teknolojiyi ve diğer etmenleri son derece iyi kullandılar ve maalesef inanılmaz derecede başarılı oldular. Bugün geldiğimiz nokta şu ki: günlük olaylarda Dünya’nın herhangi bir yerinde zalimlerin mazlumları sürekli öldürmesi ve katletmesi insanlığı öyle bir hale geldi ki, bu haberleri günlük yaşantıda olan herhangi bir şeylermiş gibi görüp geçebiliyoruz… Evet maalesef bizler bu durma sokmayı başarabildiler.

Modern dönem dediğimiz Batılı gibi düşünme ve Batılı gibi yaşama tarzının hayatın temeline yerleştirildiği son 200 yıllık süre içerisinde gerçekleşen olaylar içerisindeyiz.

Toplum olarak, arka planını iyi sorgulamak bir yana hiç sorgulamadan kullandığımız “bireysel özgürlükler”, “çağdaş anlayış”, “uygar insan olma”, “diyalog ve hoşgörü” gibi birçok kavram aracılığıyla değer yargılarımızı şekillendiren ve hayatımızı derinden etkileyen bu dönem, çevremize, olaylara, varlığa ve hayata “Müslümanca” bakışımızı da etkisi altına aldığı bir dönemdeyiz. Müslümanca bakmadığımızdan da maalesef Batıl’a bir hayli yakın düşüyoruz…

Bu düşünceler içerisinde de yöneticilerimizin yapmış olduğu icraatlarının hak ve batıl noktasını belirlemekte zorlandığımız için ahiret hayatımızı olumlu/olumsuz etkileyecek kararlar verip taraf olabiliyoruz…

Ne zaman huzur buluruz?
Ne zaman camilerde, vakit namazlar Cuma namazı gibi kalabalık olursa…

Selametle…