Kıbrıs Barış Harekatı’nın 37’nci Yıldönümünde Harekatın Baş Mimarı Erbakan… Hayatı ve mücadelesiyle Hak’kı hakim kılmaya çalışan olan Milli Görüş Lideri Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan yaşamı boyunca hem millete hizmet etti ve hem de ülkemiz için büyük adımlara imza attı. Milletin ülke iktidarında söz sahibi olması için yola siyaset hayatına 1969 yılında başlayan Erbakan daha sonraki icraatlarında da bunu gösterdi.

Siyaset hayatına girdiği günden kısa bir süre sonra ülkenin en zor dönemlerinde koalisyon ortağı olarak iktidara gelen Erbakan, yıllarca kanayan bir yarayı da durdurdu. 20 Temmuz 1974 yılına gelmeden önce Kıbrıs’ta yıllarca Müslüman kanı döküldü. Osmanlı’nın dağılması sonrası sömürge devleti İngiltere’nin işgal ettiği Kıbrıs topraklarını İngiltere yıllarca elinde tuttu.

Rumların sürekli Enosis (Yunanistan’a Katılma) planları çerçevesinde İngiliz askerleri egemenliği altında binlerce Müslüman Türk vatandaşı hunharca katledildi. 1960 yılında garanti devletlerinin garantörlüğünde kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ömrü de kısa süreli oldu. Çünkü Enosis iddiasında bulunan Rumlar yaptıkları saldırılarla sürekli Müslüman kanı dökmeye devam etti.

Kıbrıs’ın Yunanistan’a ilhakı için kurulan terör örgütü
EOKA, Kıbrıs’ta Makarios öncülüğünde Türk halkını yok edip, adayı Yunanistan’a bağlamak için çalışmalarına hız vermişti.  EOKA için ilk gizli görüşmeler 2 Temmuz 1952’de Atina’da Makarios’un başkanlığında yapılmıştı. EOKA’nın amacı önce İngilizleri adadan atmak, ardından da topyekün bir imha hareketi ile Türk halkını yok ederek adayı Yunanistan’a bağlamaktı. Nitekim kısa süre sonra İngilizlerin adadan ayrılmasını dahi beklemeden, 1955’ten 1974 yılına kadar sürekli saldırılar yapmaya başladı.

Kıbrıs’ın Yunanistan’a ilhakı için çalışan EOKA Terör Örgütü yıllarca bölgede katliamlar yaptı. Mathiatı, Ayvasıl, Kumsal katliamları başta olmak üzere örgüt yıllarca Müslüman vatandaşa kan ve gözyaşı döktürdü. Kıbrıs’ta tarihe Kanlı Noel olarak geçen 24 Aralık’ta Lefkoşa’da yapılan Kumsal katliamında dönemine Tabip Binbaşı Nihat İlhan’ın eşi ve küçük çocukları evinin banyosunun küvetinde hunharca katledilmişti. Vahşetin sembolü olan bu canilik sonrası Türkiye’yi sürekli ellerindeki siyasi ve askeri kozlarla kesen İngiltere, ABD ve BM artık bıçağın kemiğe dayandığını göremedi.

26 Ocak 1974 günü CHP ve MSP arasında koalisyon hükümeti olarak kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin 37’inci Hükümeti yapılan bütün baskılara rağmen Kıbrıs’ta akan kanı durdurmayı bildi. Dönemin CHP Genel Başkanı ve Başbakan Bülent Ecevit’in Batılı güçlerden çekinmesine rağmen koalisyon ortağı MSP Genel Başkanı ve  Başbakan Yardımcısı Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın kararlı ve inatçı tavrı sonrası akan kan durduruldu. Garantör ülke olan İngiltere’ye Kıbrıs konusunu görüşmek için Ecevit’i gönderen Erbakan, Ecevit’in uçağı daha Etimesgut Askeri Havaalanı’ndan yeni kalkmışken Başbakan Vekili Erbakan Milli Güvenlik Kurulu’nu acil gündem koduyla topladı. MGK devam ederken yapılan bütün itirazlara rağmen Erbakan, dönemin Genel Kurmay Başkanı Orgeneral Semih Sancar’a gemilerin yola çıkması için o tarihi emri verdi.

Bütün siyasi baskılar ve ekonomik olumsuzluklara rağmen bu tarihi kararı veren Erbakan, Genel Kurmay Başkanı Orgeneral Semih Sancar’a askeri gemilerin Mersin Limanı’ndan yola çıkmasını istedi. Yaklaşık bir günlük bir mesafede yer alan Kıbrıs açıklarına ulaşan gemiler son hazırlıklarını yaparken İngiltere’de bulunan Başbakan Ecevit’e de harekatın başlatıldığı bilgisi verildi.  Ecevit yaptığı ilk değerlendirmede ‘Biz aslında savaş için değil, barış için, yalnız Türkler’e değil, Rumlar’a da barış getirmek için Ada’ya gidiyoruz. Türkiye’nin Kıbrıs’ta barış, kardeşlik ve özgürlük için giriştiği harekat, bu sabah erken saatlerde başlamıştır” dedi.

Yapılan ilk harekat sonrası EOKA mahkumları serbest bırakmadığı için ve verdiği sözleri yerine getirmediği için 8 Ağustos 1974 günü ikince harekatın parolası verildi. Dönemin Dışişleri Bakanı olan Turan Güneş Cenevre’de verilen sözlerin yerine getirilmediğini görünce Merhum Ecevit’e ‘Kendi kızı olan Ayşe’nin adının anarak, Barış Harekatı’na ‘Ayşe Tatile Çıksın’ şifresiyle bilgi verdi.

Harekatın kodadı: Atilla Harekatı
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ‘Atilla Harekatı’ kod adlı Kıbrıs Barış Harekatı 20 Temmuz 1974 günü sabah saatlerinde Türk askerinin 06.15’te yaptığı hava indirme ve denizden çıkarma operasyonuyla başladı. Karaoğlanoğlu plajına ulaşan ilk Türk askeri birlikler sessizce adaya yerleşmeye başladı. Öğlen saatlerine doğru operasyonun yapıldığı bilgisini alan Yunan ve  İngiltere Türkiye’nin operasyonu başaramayacağına inanıyordu. 1963 ve 1967 yılında girişilen ancak dış baskılara boyun eğilerek vazgeçilen askeri operasyonlar gibi olacağını düşünen Yunanistan ve İngiltere sadece bir şeyi gözden kaçırmıştı. Çünkü inanmışlığın adamı olan Erbakan’ı hesaba katmayan bu zihniyet sonunda hüsrana uğradı. Erbakan’ın koalisyon ortağı hükümetteki etkili ve kararlı tavrı bu operasyonun başarıyla sonuçlanmasına vesile oldu. Operasyon devam ettiği sürede ABD ve İngiltere başta olmak üzere iki yüzlülükleri her seferde gün yüzüne çıkan ülkeler Türkiye’ye askeri ambargo kararları alırken, başta İran olmak üzere Pakistan, Afganistan ve Suudi Arabistan’dan da Türkiye’ye yardım sözleri geldi. Bu günlerde zor şartlar altında olan Libya Devlet Başkanı Muhammer Kaddafi ise ambargo sonrası jet yakıtlarımızın tükenmesi ile Türkiye’ye jet yakıtı yardımı yaptı.

Arzı Mevud’a bir hançer: Kıbrıs Barış Harekatı
Kıbrıs Barış Harekatı sonrası kazanılan zafer sonucunda elde edilen Ada toprakları ayrıca İsrail’in 5 bin yıllık Arz-ı Mevud (Vaat Edilmiş Topraklar) hayaline de bir hançer gibi saplandı. Çünkü Kıbrıs adası İsrail’in hayali olan ve tahrif edilmiş Tevrat’ta yer aldığı söylenen Arz-ı Mevud topraklarının içinde yer alıyor. Bugün İsrail Devleti’nin devlet stratejisi olan Arz-ı Mevud’u gerçekleştirme hayali de her geçen gün artıyor. Osmanlı’nın son döneminde Sultan İkinci Abdulhamit’te Yahudilerin Lideri Teodor Herzl tarafından borçlara karşılık Filistin topraklarını talep etme isteğini sert bir dille reddetmişti. Daha sonra yaşanan Birinci Dünya Savaşı sonrası İngiltere’nin eline geçen Filistin ve Arz-ı Mevud topraklarının büyük bir bölümü İkinci Dünya Savaşı sonrasında da yeni bir devleti ortaya çıkardı. İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan İsrail, İngiltere tarafından işgal edilen Osmanlı toprakları üzerine kuruldu. Arz-ı Mevud toprakları içinde yer alan Kıbrıs adası ile ilgili İkinci Dünya Savaşı sonrası Türkiye ve Yunanistan arasında büyük sorun olmuştu. Bölgede yaşayan Müslüman Türklere yıllarca kan kusturan EOKA’cı terörist Rumlar, İsrail’in Arz-ı Mevud anlayışına da hizmet ediyorlardı. Ada toprakları üzerinde tek bir Müslüman Türk kalmayıncaya kadar sürdürecekleri mücadele Kıbrıs Barış Harekatı ile hançerlendi. Erbakan’ın başlattığı bu harekat sonrası Arz-ı Mevud toprakları arasında yer alan Kıbrıs’ın yarısı bu gün Müslüman Türk’lerin huzurlu yaşadığı bir yer olarak kaldı.

İngiliz arşivlerine göre harekatın mimarı Erbakan
Geçtiğimiz yıl ortaya çıkan bilgilere göre de Kıbrıs Barış Harekatı’nın dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’in değil Başbakan Yardımcısı Erbakan’ın yaptırdığı ortaya çıktı. İngiliz Arşivleri’nde yer alan dönemin belgelerini tarayan Tarihçi Doç. Dr. Mustafa Sıtkı Bilgin, yaptığı araştırma sonucunda gerçekleri belgeleriyle gün yüzüne çıkardı.

Bilgin, doktora çalışması için İngiliz Ulusal Arşivleri’nde 10 yıllık araştırması sonucunda “Büyük Güçler, Türkiye ve Kıbrıs Meselesi (1967-1975)” başlıklı TÜBİTAK projesi için 2005 ve 2006 yıllarında altı ay İngiliz Arşivleri’ni tarayan Bilgin, önemli bilgileri ilk kez Şubat 2010 yılında açıkladı.

Kıbrıs Barış Harekatı’nın mimarının bilinenin aksine dönemin Merhum Başbakan Bülent Ecevit değil dönemin Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan olduğunu ortaya koyuyor. Bu, Ankara’daki İngiliz büyükelçinin, İngiliz Dışişleri’ne yazdığı raporlar ve İngiliz Başbakanı ve kabinesinin konuyu değerlendirirken, oraya katılan devlet adamlarının konuşma tutanaklarından anlaşılıyor. Ecevit’in Londra ziyareti ve Türk ile İngiliz hükümeti arasındaki yazışmalardan da Ecevit’in harekat konusunda isteksiz davrandığı ve savaşa girmeden bir çözüm aradığı görülüyor.

Belgelere göre Kıbrıs Harekatı’nın yapılmasında, Necmettin Erbakan daha aktif ve istekli. Ecevit’in ise savaşa yanaşmadığı görüntüsü ortaya çıkıyor. Dönemin İngiltere Büyükelçiliği’nden giden raporlarda Erbakan’ın Genelkurmay ile aynı çizgide ve harekatın gerekli olduğunu, niyetinin tüm Kıbrıs’ın alınması olduğu belirtiliyor. Erbakan’ın dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Semih Sancar ve Türk ordusuna tam destek verdiği de belgelerde yer alıyor.

Barış Harekatı yapılmasaydı halimiz ne olurdu
KKTC’nin Birinci Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Barış ve Özgürlük Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı. TSK Rehabilitasyon ve Bakım Merkezi’nde tedavi gören Denktaş yazılı mesajında, “Barış Harekatı yapılmasaydı halimiz ne olurdu sorusunu herkes sormalı, yapılan mücadelenin, fedakarlıkların hürriyeti getirdiğini unutmamalıyız” dedi.

Denktaş mesajında şunları kaydetti: “20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramında kahraman askerlerimize, mücahitlerimize şükranlarımızı; şehitlere rahmeti esirgemeyelim.  Anavatanımızın Kıbrıs meselesinde geri adım atması bahis konusu değildir. Yeter ki Kıbrıs Türk halkı, devletine, garantilere dört elle sarılsın. Temas ettiğim makamlardan hiçbirinin bu konuda en küçük bir tereddütü yoktur.  Milli Davamız emin ellerdedir. Bundan emin olarak Anavatanımıza ve halkımıza, görevlerimizi en iyi şekilde ifa edebilmeliyiz. 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramınızı en içten duygularla kutlarım.” 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’nın 37. yıl dönümü, Barış ve Özgürlük Bayramı olarak bu yıl da tören ve etkinliklerle kutlanacak. Resmi kutlamalar yarın saat 12.00’de 21 pare top atışı ve Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun Bayrak Televizyonu’ndan (BRT) yapacağı konuşmayla başlayacak.

(Milli Gazete)