Kendisi dini gereklerini yerine getirmese bile bu ülkedeki velilerin ezici çoğunluğu hem çocuğunun iyi bir mesleğinin olmasını, hem de dindar olmasını ister.

En iyi sistem basit olandır

Türkiye’nin eğitim politikalarına yön verenler, genelde bunu sistemi değiştirerek yapmaya çalıştılar.

Eğitim sistemi her hükümet döneminde değiştiği gibi, her bakan değiştikçe de yeni baştan yapılandırıldı.

Aslında Milli Eğitim Bakanları eğitim sistemini değiştirmeyi yapmaları gereken bir icraat olarak gördüler.

TSK bile eğitim sistemine çok ciddi biçimde müdahil oldu.

Siyasi nedenlerin dışında ideolojik nedenlerden dolayı da eğitim sistemi üzerinde oynandı.

Oluşan boşluklarda çok sayıda öğrencinin hayatı mahvoldu.

Sadece katsayı barajı değil.

Bir dönem kredili sistem getirilmişti.

Sayısız ders boş geçti.

Birkaç yıl sonra tedavülden kaldırıldı ama o neslin girdiği üniversite sınavında puanlar düştü mesela.

Başarısızlık kayda geçti.

Eğitim sisteminin temelini özünü kaçırıyoruz.

İnsanların önüne engeller konulan bir eğitim sistemi olamaz.

Bir okula başlayınca başkasına geçememek, kısıtlanmak, katsayı uygulamasına maruz kalmak vs…

Eğitim sisteminin temeli: İnsanların önünü açmaktır.

Kabiliyetlerin, yeteneklerin, melekelerin inkişaf etmesi için; Okullar, binalar, öğretmenler, kitaplar birer araçtır sadece…

Bunların hiçbirine kutsallık atfedilemeyeceği gibi eğitim sisteminin bizatihi kendine de bir kutsallık atfedilemez.

En iyi eğitim sistemi en basit eğitim sistemidir.

Önemli olan eğitimin materyalleridir.

Yani içeriği…

Öğretmenlerinizi iyi yetiştirmiyorsanız, ders kitaplarınız iyi hazırlanmamışsa, müfredat diziliminiz sorunluysa, araç gereçleriniz eksik ve zamanın gerisindeyse; Sisteme 40 takla attırsanız bile sonuç alamazsınız.

İnsanların ihtiyaçları var.

Çocuğunu torna bölümüne gönderen bir veli, aynı zamanda evladının iyi Kur’an okumasını isteyebilir.

Çocuğunu düz liseye gönderen bir veli, aynı zamanda evladının İslam dininin temel dinamiklerinden haberdar olmasını isteyebilir.

Din eğitimini, matematikle, fenle karşılaştıramazsınız.

Kur’an dersi, Hadis dersi alan birisi illa bunu bir meslek olarak imamlıkta kullanmak zorunda değildir.

Tıp okumuş bir doktor aynı zamanda Hadis biliyorsa, bu insanlara faydalı olmak için daha çok çalışıp didinmesi sonucundan başka bir şey doğurmaz.

Hakim olmuş bir hukukçu, İslam’ın kutsal kitabı hakkında bilgi sahibiyse daha adaletli davranmak için kılı kırk yaran bir insan olur.

İnsanların inançlarına ket vurduğunuz bir sistem, ancak çocukları eğitimden soğutma sonucu doğurur.

Karnımızdan konuşmanın bir anlamı yok.

Açık konuşalım.

Kendi dini gereklerini yerine getirmese bile bu ülkedeki velilerin ezici çoğunluğu hem çocuğunun iyi bir mesleğinin olmasını hem de dindar olmasını ister.

İnsanlar bunu istiyorsa, yöneticiler bunu sağlamak zorundadır.

Milyonlarca insan çocuklarını kışın okula, dershaneye, yazın ise camiye Kur’an Kursu’na göndermek zorunda kalıyor.

Çocuklar ne doğru dürüst yaz tatili yapabiliyor ne de arzu edilen verim alınabiliyor.

Yazık bu insanlara…

Matematik dersinden sonra bir ders de Kur’an okusa çocuklar, çarpım tablosunun değerleri mi değişecek?

Ben çocuğumun okulda Kur’an dersi görmesini istiyorum.

Ve bunun için de illa çocuğumu İmam Hatip’e göndermek zorunda olmayı kabul etmiyorum.

Çocuğunun okulda Kur’an okumasını istemeyene de saygım var.

Peki bu iki veli tipi arasındaki sorunu nasıl çözeceğiz?

Kolay…

Çocuğu Kur’an dersini seçmez olur biter!

Yener Dönmez/Yeni Akit