Örgütün Abdülhamid’i indirme planı, Bâb-ı Âli’yi basıp Veliaht Reşad Efendiyi Abdülhamid’in yerine padişah yapmaktı.  Fakat bir kaçırma üzerinden sultan değişikliğinin toplumda yaratacağı infialden korkuyordu örgüt üyeleri.  Sultan kaçırıldığında ona bir sağlık raporu alınacak, sağlık durumunun padişahlık yapabilmesine elvermediği yönünde alınacak raporu Şeyhülislam onayıp fetva verirse meseleyi daha kolay halledebiliriz diye düşündüler.

Yani, Abdülhamid “hasta” raporuyla hal edilecekti, ancak böyle bir şey olmadı. Bu yöntem, darbeler tarihinin klasik yöntemlerinden biridir. Örgüt kuruldu, güçlendi, büyüdü ama Abdülhamid’i kaçırıp sağlık raporuyla iktidardan uzaklaştırmayı başaramadılar.

Tarih tekerrür etmektedir. Aynı zihniyet, 2002’de Ecevit’ e “iş göremez” raporu aldırıp onu iktidardan uzaklaştırmayı ve DSP’den yeni bir isimle yola devam etmeyi planlıyordu.

O dönemin etkili ülkeleri İngiltere, Fransa, Rusya ve Almanya ise günümüzün küresel gücü de Amerika’dır. Ecevit’e yönelik başarısız operasyonun gerisinde Irak’ın işgaline yönelik. I. Körfez planının rol oynadığını söylemek, herhalde çok hayalci bir yaklaşım olmaz. Amerika, Ecevit’ten istediğini alamamıştı. O dönemde Abdülhamid’in en büyük düşmanı ise İngiltere’ydi.

Çelik Çekirdek Kitabından…