Türkiye Ak Parti iktidarlığında batıya üst düzey tavizler verdi lakin bu tavizler batıyı bir an olsun tatmin etse de Türkiye’nin sinsice güçlenmesine engel olamadı. Ak Parti cemaatle işbirliği yapmasa bugüne kadar bu şekilde güçlü gelemezdi bu aşikâr bir gerçektir lakin güç, cemaatin iştahını kabartmış olacak ki Ak Partiden daha güçlü olmayı tercih edip ve bu tercihinde Türkiye’den yana olmayı seçmeyip Obama ile işbirliği içerisinde olmayı tercih etti.  Bu tercih cemaatin işini bitirdi tabi ki. Cemaatin Ak Partinin gücünü hesap edemeyişi cemaatin Türkiye’den işini bitirmesine sebep oldu. Geçtiğimiz günlerde ABD de gerçekleşen seçimlerin sonucu Senatoda Cumhuriyetçilerin seçilmesi ABD nin eskiden cemaate olan desteğini de şüpheye düşürdü, görünen o ki cemaat ABD’den eski desteğini alamayacak. Cemaatin işi fiilen bittiğini rahatlıkla söyleyebiliriz fakat cemaat daha bitmedik güçlüyüz göstergesi yapıp tabanına olumlu mesajlar verip ayakta durmaya çalışıyor. Cemaatin bankasının altın günü yapıp çuval çuval altın toplaması ve azda olsa kalmış ticari müşterilerine yalvarıp paralarını bankalarına tutmalarını istemesi işin ne kadar kötüye gittiğini  gösteriyor.

Türkiye son zamanlarda orta doğuda yaşamış olduğu yalnızlaştırılma politikasından anlaşılacağı gibi artık batı Türkiye’yi orta doğuda tek parça görmek istemiyor. Hep batı diyorum bunun karşılığı, batı da en büyük etkenler İngiltere, ABD ve silahı olan İsrail demek istiyorum. Evet, kısaca Erbakan hocamızın bize öğrettiği gibi siyonizm de diyebiliriz.

Theodor Herzl’in kurucusu olduğu siyonizm kurulduğundan bugüne kadar müthiş başarılar elde etmiş ve İsrail de olsa davalarına olan sadakatlerinden dolayı şuan Dünya ya hükmedecek kadar gücü elde etmeyi başarabilmişler. Siyonizm’in kurmuş olduğu düzen o kadar planlı ve projeliydi ki bir anda projelerini yıkmak mümkün olmadığı da apaçık ortadadır. Theodor Herzl’in yahudilerle yapmış olduğu yalta toplantısında almış oldukları kararların hepsini deşifre eden Erbakan hoca 40 yıl boyunca bu planları ülke halkına ve dünyaya anlattı ve bu planlara da siyonizm adını verdi. Lakin bunca sene anlattıklarını hiç kimse anlamamış olmalı ki hala siyonizm’in planı başarılı bir şekilde devam ediyor.

Ülkemizde kurulan kürecik üslerinin ülkemize olan tehdidini şimdi daha iyi anlayan ülke halkı zamanında protestolar ve mitingler yapanları kınamış ve gereksiz endişe diye geçiştirmişlerdi.  Lakin şuan Rusya ile İngiltere ve ABD’nin yapmış oldukları ekonomik savaş ilerleyen zamanlarda ekonomik savaştan çıkıp işgalci bir savaşa gitmeyeceğini kimse garanti edemez. Bu yüzdendir ki NATO’nun kurmuş olduğu bu kürecik üsleri aynen Osmanlının yıkılışı gibi Türkiye Cumhuriyeti’nde 3. Dünya savaşına itecek en büyük etmenlerdendir…

Türkiye belirli bir gücü eline geçirmiş olmalı ki batıya karşı söylemde tehditkâr ve yaptırımcı bir üslupla davranabiliyor,Türkiye’nin  artık bir şeyler yapma zamanı geldi de geçiyor bile. Türkiye Orta doğudaki konumunu ve batıya karşı olan tutumunu birkez daha gözden geçirmeli ve artık icraata geçmelidir. NATO ve BM’deki  konumunu birkez daha gözden geçirmelidir.